|
| |

Gizli cennete yolculuk
Toyota Yaris ile kendine özgü sivri uçlu şapkasız dev peri bacalarının
ve dünyanın en büyük oyma katedralinin olduğu Selime'den başlayıp
bozkırın ortasında bir vaha olan Ihlara Vadisi'nden çıkıyoruz.
Aslında Selime Kasabası, Ihlara Vadisi denilen dev kanyonların bitiş
yerini simgeler. Fakat otomobille Aksaray tarafından gelenler önce
Selime'nin o muhteşem peri bacalarını ve kayalara oyulmuş birçok kapı
ve penceresi olan 5-6 katlı apartman gibi duran katedraliyle
karşılaşırlar. Burada durup o muhteşem yapılara hayranlıkla bakmamak
mümkün değil. Bizim de bu yüzden Toyota Yaris ile ilk durağımız Selime
ve çevresi olacak. İstanbul'dan yola çıkarak yaptığımız bu uzun
yolculuk sırasında Yaris, sürüş rahatlığı ve konforuyla göz doldurdu.
Gezi aracımızda sürücü-yolcu ve yan havayastıkları, ABS, EBD, fren
destek sistemi, kaza anında katlanan direksiyon kolonu ve fren pedalı,
otomatik klima, yol bilgisayarı, radyo-CD-MP3 çalar, uzaktan kumandalı
merkezi kilit, elektrikli ön camlar, immobilizer, yükseklik ve derinlik
ayarlı elektro-hidrolik direksiyon, Easy Flat koltuk sistemi,
elektrikli ve ısıtmalı yan aynalar, yükseklik ayarlı farlar, sis
farları ve deri direksiyon gibi donanımlar bulunuyor.
|
|
| |

Retro tasarımıyla büyük bir fanatik kitlesine sahip MINI efsanesinin giriş seviyesi One, 2008 model olarak 21.000 Euro'dan başlıyan fiyatlarla Kasım ayında ülkemize gelerek daha geniş bir kitleye hitap etmeyi hedefliyor.
MINI ailesinin başlangıç modeli olan One, nihayet 2008 model olarak ülkemize geliyor. MINI One ile birlikte MINI ailesinin büyük bir kısmı tamamlanmış olacak. MINI ailesinin son gelişmelerine göz atarsak, MINI One, Cooper, Cooper S, Cooper D, Clubman, Clubman S ile 2008 yılı MINI model yelpazesinin belki de şimdiye kadarki en kalabalık olduğu yıl. Bu kadar çok MINI versiyonu arasında One modelinin önemi küçümsenemeyecek kadar fazla.
<!--
more
-->
Çünkü MINI tutkunları için yeni bir MINI sahibi olmanın en kısa yollarından biri, One modeli. MINI One, Cooper ve Cooper S modellerine göre daha sade bir görünüme sahip. Krom çerçevelerin arasında siyah ön ızgaralara sahip MINI One'ın çamurluklarındaki sinyal çerçeveleri ve siyah renkli yan aynaları bir bütünlük sağlamış. 1.4 litrelik benzinli bir motora sahip MINI One, aynı zamanda MINI Cooper D ile birlikte ailenin, en ekonomik ve en çevreci modellerini oluşturuyorlar.
|
|
| |

Ben klimanın neden yakıt sarfiyatını etkilediğini merak ediyorum. İlginiz için teşekkürler.
Hasan GÜLBAHAR
Sayın Hasan Gülbahar,
Öncelikle klimanın işlevini anlatarak sorunuza giriş yapalım. Klima (A/C), soğutma çevrimi kullanılarak bir ortamda ısı çekmek (yani o ortamın sıcaklığını azaltmak), fazla nemini alıp ortama taze hava sağlamak için tasarlanmış sistemlerdir. insanların bulundukları çevre, ortam içinde sıcaklığın ayarlanabilmesi, bulunulan ortamın konforunu artırır. İnsanın rahat ettiği çevre sıcaklığı bir başka ifadeyle rahatlık sıcaklığı bulunan ortamdaki hava sıcaklığıyla havanın nem oranına bağlıdır. Aşırı nem aşırı sıcaklıktan daha rahatsız edicidir. Çünkü nem oranı arttıkça insan vücudunun sıcaklık karşısındaki reaksiyon yavaşlar. Bu nedenle klimalarda yalnızca havanın soğutulması yeterli olmaz; nem oranının da ayarlanması gerekir.
|
|
| |

Sınıfının en güçlüsü
Sınıfının en güçlüsü artık yollarımızda. Renault Sport logosunu taşıyan en ateşli Clio,
200 HP gücündeki atmosferik motoru ve agresif görüntüsüyle, gençlerin kalbini çalmaya niyetli görünüyor.
Motorsporlarının üreticiler açısından taşıdığı önem ortada. Parkur ve pistlerde kazanılan her zaferin, patlatılan her şampanyanın ve basına verilen her bir demecin, marka bilinirliğini arttırdığı ve sportif imajı güçlendirdiği yadsınamaz bir gerçek. Elde edilen deneyimlerin yeni teknolojiler geliştirme süreci üzerindeki etkisi de cabası. Formula 1 bu konuda tam bir maden. Yüksek bütçe gerektiren bu kıyasıya rekabetin içerisinde yer alan üreticiler, ateşli cadde otomobillerini tasarlarken Formula 1'den hem teknoloji hem de imaj transferi yapıyor. 2005 ve 2006'nın F1 Markalar Şampiyonu Renault da bu üreticilerden biri.
<!--
more
-->
200 HP gücünde 2.0 litrelik bir atmosferik motorla donatılan yeni Clio RS ise Fransız üreticinin geliştirme aşamasında F1 teknolojisinden faydalandığını dile getirdiği en yeni ateşlisi. 1999 yılında yollara çıkan bir önceki Clio RS, 182 HP gücünde 2.0 litrelik bir motora sahipti. Yeni RS'te görev yapan F4R kodlu yeni üniteyse 200 HP ile B segmentinde bir ilke imza atıyor; Aşırı besleme olmaksızın litre başna 100 HP güç! Her ne kadar Formula 1'de yer alan BMW, Honda ve Ferrari gibi diğer üreticiler atmosferik ünitlerden litre başına daha fazla güçler elde edebiliyor. olsa da, RS motorunun 1 1 lt/100 HP'lik oranı yine de küçük sınıf bir hatchback için çok başarılı.
|
|
| |

Audi'nin zirvesine makyaj
Alman otomobil devi Audi, markasının Amiral gemisi A8'i yenileyerek, sportif lüks otomobil kavramına örnek teşkil eden bir otomobille karşımıza çıkıyor.
Geçirdiği küçük makyaj ve ürün yelpazesine eklediği yeni motoru 2.8 FSI ile güncellendi. Yenilenen ön panjur, sinyal lambaları entegre edilen aynalar, köşeli sis farları, LED'li stop grubu ve yeni iç ve dış renk seçenekleriyle Audi A8, 2008 yılı için güncellendi. A8 Serisi'nin, daha başarılı ses yalıtımı ve yenilenen gelişmiş havalı süspansiyon sistemiyle konfor unsuru daha da arttırıldı. Yeni Audi A8 2.8 FSI, sınıfının en düşük emisyon değerlerini yakalayan modellerin başına yükseldiği söyleniyor.
<!--
more
-->
Çok sessiz çalışmasıyla da yeni sürüş tecrübeleri yaşatmaya hazırlanan A8, konforun yanı sıra üstün derecede performans sunma iddiasıyla geliyor. Yeni A8 2.8 FSI, 100 kilometrede ortalama 8.3 litrelik yakıt tüketimi ve 199 g/km'lik sınıfının en düşük karbondioksit emisyonuyla çevreci kimliğini de vurguluyor. Önden çekişli olan Audi A8 2.8 FSI'da otomatik şanzımanla sunuluyor.
|
|
| |

Amortisör: Amortisör, taşıtlarda çalışma sırasında meydana gelen sarsıntı ve titreşimlerin şiddetini ve etkisini azaltmak için kullanılan elemanlar.
Gazlı Amortisörler:
<!--
more
-->
Gazlı amortisörler, temelde hidrolik amortisörlerle benzer prensipte çalışırlar. Piston, yağ doldurulmuş tüpün içinde ileri geri hareket eder. Fakat en altta küçük bir haznede yüksek basınçlı (yaklaşık 25 bar) nitrojen gazı bulunur. Gezer bir piston, bu gaz ile yağ kısmını birbirinden ayırır ve karışmalarını önler. Gazlı amortisörlerde, gaz tarafından yağa yapılan sürekli basınç piston valflerinin sessiz çalışmasını ve yağın köpüklenmesini engeller. Buradaki gaz hanesi, hidrolik amortisörlerdeki rezerve borusunun görevini üstlenmiştir. Yani milin yağ içerisindeki değişen hacmini telafi ederek amortisörün verimini artırır. Devamı..
|
|
|
|