Tarihi çok eskilere gidiyor. Bir zamanlar adı Midye idi, demem o ki
balığı bol çıkıyor. Önü Karadeniz, sağı solu dere; her tarafından sular
akıyor. Yöre yaz kış yeşil kalıyor. Panoramik manzarasına doyulmuyor.
Buranın acilen koruma altına alınması gerekiyor
İki dere arasında
Kıyıköy’ün ana yerleşim yeri, güneyindeki Kazan Deresi (altta) ile
kuzeyindeki Papuç Deresi arasındaki yüksekçe bir yarımada üzerinde yer
alıyor. Dolayısıyla, her noktası, panoramik bir manzara sergiliyor.
Her iki dere ağzında doğal kum plajları bulunuyor.
Kalesi
Kasaba merkezine, 6. yüzyılda Bizanslılar tarafından inşa edilen
kalenin, hala ayakta duran kapılarından geçilerek giriliyor. 2 metre
20 santim kalınlığındaki surların yüksekliği 5-6 metre arasında
değişiyor.
Balıkçılar renk katıyor
Balıkçılık, zor iştir. Denizde verdikleri onca uğraş yetmez; işe karaya
çıktıkları zaman da devam ederler. Ağ ayıklar, yırtılan gözleri onarır,
toplar, bir sonra çıkacağı balığa hazır hale getirirler… Bu arada
tekneleriyle, ağlarıyla çevreye renk katarlar. Tıpkı Kıyıköy’de olduğu
gibi…
Evleri otantik
Birbirinden güzel eski evler ve yapılar, Kıyıköy’ün hemen her
sokağında karşımıza çıkıyor. Bazılarının yıkıldı yıkılacak hali beni
çok üzüyor.
Diskosu havadar
Kıyıköy’ün tek diskosu Salmidessus (Kıyıköy’ün eski adı) , Pabuç Deresi
sahilinde yer alıyor. Beyaz çitlerle çevrili hayli geniş bir yeşil
alanın ortasında olması nedeniyle gören ilk bakışta at çiftliği
sanıyor.
Gündoğumu enfes
Güneş Kıyıköy’de denizden doğuyor. Bu sırada bir saat kadar süreyle
enfes bir manzara oluşuyor. Bu manzaranın tadını doyasıya çıkarmak
için, ben gibi oteli boş verip, arabayı Kazan Deresi sahiline çekip
orada yatmak gerekiyor. Bu arada sabaha kadar, binlerce kurbağanın
seslendirdiği senfoniyi dinlemenin keyfi de cabası oluyor.
Manastırı
Papuç Deresi sahilindeki Aya Nikola Manastırı, tümüyle kayalara
oyularak yapılmış mimarisiyle ilgi çekiyor. Birkaç bölümden oluşan
manastırı gezmeyen, Kıyıköy’ü görmüş sayılmıyor.
Sefası bol
Kıyıköy’de suyla oynamayı sevenler için deniz dışında da alternatifler
bulunuyor. Dileyen, Pabuç ve Kazan derelerinde sandal sefasına çıkıyor,
dileyen yunuslarla veya deniz bisikletleriyle turluyor. Pabuç
Deresi’nin çevresi piknikçilere geniş olanaklar sağlıyor.
Kastro
Kıyıköy’e 20 km uzaklıktaki doğa cenneti Kastro, Sultanbahçe ve
Elmalı dereleri arasında kalan bir mesire yeri ve kamp alanı. 3
kilometrelik sahili boydan boya kum. Çevresi karaçam ve meşe
ormanlarıyla kaplı. Burası, Tekirdağ’ın Karadeniz’deki tek sahili olma
özelliği de taşıyor. “Kastro adı nereden” dersen, Küba’lı Fidel’den
değil, eskilerde ömrünü burada meşe kömürü üreterek geçiren bir
Rum’dan geliyor.
Geziyolu
İstanbul - Kıyıköy
000.0 Aracımızın kilometresini TEM gişelerde sıfırlıyoruz
009.3 Bahçeşehir, Esenyurt, Avcılar çıkışı
015.2 Hadımköy, Beylik Düzü, Büyükçekmece çıkışı
027.0 Çatalca, Büyükçekmece çıkışı
033.0 Kumburgaz çıkışı
040.3 Selimpaşa çıkışı
042.2 Shell
051.5 Silivri çıkışı
058.0 Kınalı ,Tekirdağ, İpsala çıkışı
071.0 Çerkezköy çıkışından sapıyoruz
072.5 Shell
081.2 Çerkezköy
102.5 Saray
106.1 Koru Restoran solda
106.6 Saray Restoran solda
110.6 Sıla Otel
117.4 Laladere Piknik alanı
119.0 Manda yoğurduyla ünlü Bahçeköy
122.3 Balaban Alabalık Restoran
124.0 Çamlıkköy (Kastro) sapağı
132.0 Kıyıköy
Sıla Otel
Bana göre, tüm yörenin en iyi ve en nitelikli konaklama tesisi olan
Sıla Otel, Saray - Bahçeköy arasında yer alıyor. Yüzme havuzlu ve
çevre düzenlemesi kusursuz otel, İstanbul’a 110, Kıyıköy’e 20
kilometre mesafede bulunuyor. Burada sebzeler, bahçeden geliyor.
Tel: 0532 242 2913
NEREDE KALINIR
Deniz Feneri Motel 0288 388 6073
Ender Pansiyon 0288 388 6057
Genç Otel 0288 388 6568
Midye Pansiyon 0288 388 6472
Palaz Pansiyon 0288 388 6177
Yakamoz Motel 0288 388 6159
Yıldız Pansiyon 0288 388 6527
NEREDE YENİR
Kıyıköy’ün havası salaş, manzarası muhteşem restoranlarında rakı balık muhabbetine doyum olmuyor.
Deniz Feneri 0288 388 6073
Kartal 0542 634 9956
Köşk 0535 358 2010
Liman 0288 388 6094
Marina 0288 388 6058
Palaz 0288 388 6177
Yakamoz 0288 388 6159
Yaprak 0288 388 6564