|
| |
Kentten uzaklaşmak isteyenlere
Fusion modeli ile yakaladığı satış grafiğini daha da yukarılara taşımak
isteyen Ford, karoserinde yaptığı değişikliklerle Fusion Urbanite
<!--
more
-->
modelini yarattı. 5 kol tasarımlı 15 inç jantlar üzerinde yol alan
Urbanite, karoserinin alt kısmına eklenen koyu renkli kaplama ve
tamponlarındaki krom rengi koruma barları ile küçük bir SUV görüntüsü
çiziyor. Fusion Urbanite, sportif görünüm, sağlamlık ve stilin
birleşimi ile Fiat Sedici 4x2 ve VW Cross Polo'ya dişli bir rakip olma
yolunda. Arazi aracı görünümünde dizayn edilmiş olan Urbanite aslında
tam bir şehirli.
Yüksek karoseri ile ülkemizde sıkça karşılaştığımız bozuk yollarda
biraz daha etkin. İç mekanında hiçbir değişiklik yapılmayan Urbanite,
sunduğu malzeme kalitesi ile de oldukça tatminkar. Sürücü ve yolcu
bölümlerinde ferah yaşam alanları sunan Urbanite 337 litreden 1175
litreye kadar bagaj kapasitesi ile hafta sonlarında küçük kaçamaklar
yapmak isteyen aileler için biçilmiş kaftan. 1.4 TDCi motor, sadece 68
HP güç üretebilse de doğru vites aralıklarında performans açısından
şehrin içinde bir sorun yaratmıyor. Az yakıt tüketimini öncelik olarak
görenlerin ilk tercihi olabilecek kadar cimri olan Urbanite, Full
deposuyla 776 km gidebiliyor. Görüntüsüne aldanıp kendinizi dere tepe
yollara vurabileceğiniz türden bir araç değil.
|
|
| |

Arenaya geri döndü.
Opel, 3 yıl aradan sonra SUV arenasına ani bir dönüş yaptı. Ancak artık hiç birşey Frontera'nın bıraktığı gibi değil. Opel'in yeni SUV'u Antara, her geçen gün yeni üyelerin dahil olduğu bu kalabalık arenada heybetli görüntüsü, şehirli karakteri ve amblemiyle başarı arıyor.
SUV'lara olan ilginin artması, neredeyse tüm üreticileri bu segmente yönlendirdi. Yoğun çevreci söylemlere ve tepkilere rağmen bu heybetli otomobillerin sayısında son dönemlerde ciddi bir artış yaşanıyor. Ürün gamında SUV modeli bulunmayan markalar bile artık parmakla gösterilecek kadar azaldı. Hepsi SUV pazarından nasiplenme niyetinde. Asfalt kullanımına yönelik özellikleri ağır basan SUV modelleri başarılı satış rakamlarına ulaşıyor. Bu da üreticilerin iştahını daha da kabartıyor. Bir süredir ürün gamında bir SUV'a yer vermeyen Opel de bu hareketliliğe kayıtsız kalmadı. 1991 yılında yollara saldığı yegane SUV'u Frontera'nın üretimine 2004 yılında son veren Opel, Antara adındaki yepyeni modeliyle, popülaritesi her geçen gün artan segmente hızlı bir dönüş yaptı. Ülkemizde 100.519 YTL'den başlayan fiyatlarla ve Cosmo adındaki tek donanım seviyesiyle sunulan yeni Opel SUV'unun; özellikleri, heybetli görüntüsü, standartları ve etiketiyle sınıfın iddialı Korelilerini hedef aldığı çok açık.
<!--
more
-->
|
|
| |

Cooper S'e yeni ruh
Retro tasarımın en iyi örneklerinden MINI Cooper, AC Schnitzer imzasına sahip baştan aşağıya modifiye edilmiş haliyle, yarış pistlerindeki altın günlerini hatırlatıyor ve kariyerini caddelere taşıyor. Alman modifiye firması MINI Cooper S'i baştan aşağı modifiye etti.
Almanya'da 1987 yılında kurulan AC Schnitzer, motorsporları takımı BMW ve MINI modellerine sporcu ruhunu yansıtarak, görsel ve performans anlamda yenilikler kazandıran ve bu alanda haklı bir üne sahip olan bir firma. Zaten MINI'ye bakınca bu ünün nedeni çok daha iyi anlaşılıyor. Yıllar öncesinin MINI Cooper'in popülaritesini arttırarak günümüze kadar geleceğini ve sevilen bir otomobil olacağını kim bilirdi ki? İngiliz genlerini taşıyan MINI, 2001 yılından itibaren BMW uzmanlığı ve teknolojisiyle üretilmeye ve her geçen gün daha artan bir talep görmeye başladı.
<!--
more
-->
Her ne kadar baştan aşağıya yenilenmiş olsa da, MINI, 2007 yılında fanatiklerini şaşırtmayacak ufak tefek dış tasarım değişiklikleriyle yollara çıktı. Bunun farkında olan Alman modifiye markası AC Schnitzer R56 karoser kodlu en yeni MINI'yi yarışçı ruhuna geri döndürdü. Gövde rengine boyanan çamurluk dodikleri Cooper S'i yere daha yakın gösterdiğinden orijinal tasarımdan farklılık yaratmayı başarmış. Çok daha farklı tasarıma sahip olmasa da, MINI'nin ön tamponu, AC Schnitzer dokunuşlarının beraberinde getirdiği daha kalın çizgilerle kaslı bir görünüm kazanmış.
|
|
| |
Fransa'nın ilk gerçek SUV'u, ancak
safkan bir Fransız değil. Fransızların SUV'u Japon Mitsubishi platformu
üzerinde yükseliyor. Fransız zarafeti ve Japon maharetinin ideal
kombinasyonu.
Fransızlar TT'leriyle gurur duyuyor. Her araziye uygun anlamına gelen
"Tout Terrain" kelimelerinin kısaltması "TT" SUV'un Fransa'daki adı.
Mitsubishi Outlander platformu kullanılarak üretimi yapılan 4007,
görünüm olarak daha farklı bir yapıya sahip. Tipik Peugeot yüzü;
uzunlamasına yerleştirilmiş farlar ve geniş ızgara az da olsa Porshe
Cayenne'i, arka kısmı da Audi Q7'yi hatırlatıyor. Asıl pozitif etki
4007'nin iç mekanına girildiğinde yaşanıyor. Oldukça fazla kullanılan
plastik aksama rağmen, iç mekanda alüminyum görünümlü aksamlarla canlı
bir atmosfer yaratılmış.
<!--
more
-->
İç mekan hacmine verilen önem hem önde, hem de arkada yeterli diz
mesafesi sağlanarak ortaya konulmuş. 4007'nin bagaj kapağı, tıpkı Volvo
XC90'daki gibi iki parçalı, klasik Amerikan tarzında açılıyor. Alt
kısım açıldığında yükleme derinliğinde bir artış sağlanması açısından
oldukça pratik. Üst kısımda bulunan bagaj kapağıysa normal bir station
wagon gibi açılıyor. 4007'in yükleme alanı düz ve büyük. 441 litre olan
yükleme kapasitesi, arka koltukların katlanmasıyla 1686 litreye çıkıyor.
|
|
| |
Fiyatına güveniyor
Kompakt sınıfın en yeni üyesi Fiat Linea, uygun fiyat etiketi ve
Blue&Me gibi ilginç donanımlarıyla ön plana çıkmak istiyor. Ancak
bunun için önce sınıfın başarılı satış rakamlarına ulaşan üyeleri
Renault Megane Sedan ve Toyota Corolla ile yüzleşmek zorunda.
Fiat Linea son dönemlerde kendinden en fazla söz ettiren
otomobillerin başında geliyor. Kompakt sedan alıcılarının ilgisini,
etkili reklam kampanyası ve uygun fiyatıyla çekmek isteyen otomobilin,
Fiat'ı kompakt sınıfta başarıya ulaştırıp ulaştıramayacağı büyük bir
merak konusu. Hiç şüphe yok ki etiket bu sınıfa yönelenlerin satın alma
tercihlerini en fazla etkileyen faktör. Bu konuda 27.000 YTL'lik düşük
baz fiyatıyla Linea'nın çok iddialı olduğu ortada. Çünkü rakip olarak
görülen diğer kompakt sedanların hemen hemen hepsi, çok daha yüksek
etiketlere sahip. Peki Linea'nın satış rakamları sadece fiyatına mı
endeksli olacak? Kompakt sınıfın yeni yüzü bu sorunun cevabını en fazla
tercih edilenler arasında bulunan dişli rakipleri karşısında veriyor:
Renault Megane ve Toyota Corolla! Fiat Linea karşılaştırmamıza çok
güvendiği 1.3 litrelik Multijet turbo dizel motor seçeneğiyle
katılıyor. Durum böyle olunca rakipler de Linea'nın karşısına dCi ve D-
4D logolu motor seçenekleriyle çıkıyorlar.
|
|
| |

İdeal Karışım
Audi'nin gelecekteki muhteşem silahı olan Cross Coupe Quattro'nun kaputunun altında emisyon normlarına uygun ve çevreci bir dizel motor bulunuyor. Audi'nin yeni starı; görünüm, sürüş keyfi ve çok yönlü kullanım özellikleriyle TT ve SUV karışımını ortaya koyuyor.
İlk kez 2007 Şanghay Otomobil Fuarı'nda dünya prömiyeri yapılan şov otomobili Audi Cross Coupe Quattro, A5 Coupe'nin yanı sıra Q7 modelleri ile Audi'nin 2006 Detroit Otomobil Fuarı'nda gün ışığına çıkardığı Audi Roadjet konseptinden izler taşıyor. Audi Grubu'nun Tasarım Şefi Walter de Silva'nın imzasını taşıyan konsept, gerek tasarımı ve karoser yapısı gerekse altyapısındaki teknolojik yeniliklerle gelecekteki Audi modellerinin genel yapısı hakkında fikir veriyor. Cross Coupe Quattro, iki ya da üç yıl içinde standart donanımda göreceğimiz birçok teknolojik yenilikleri de bünyesinde barındırıyor.
<!--
more
-->
|
|
|
| |
Takvim
| « Temmuz 2008 » | Pt | Sa | Çr | Pr | Cu | Ct | Pz | | | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | | 28 | 29 | 30 | 31 | |
|
|
|