alt

Şubat ayı EuroNCAP çarpışma testi sonuçları

Pick-up’lar şaşırttı...

Genelde ticari amaçlar için kullanılan pick-up’ların 2007 yılındaki satışları AB ülklerinde %7.2 hatta yeni üye ülkelerde %24.7 artmış. Yeni donanımları ile sadece yük taşımak için kullanılmayan bu araçların aynı zamanda aile ulaşımı içinde de tercih edilmesi, EuroNCAP’i hareket geçirmiş ve pick-up’ları da testlere almış.

Sonuçlar şöyle:


Okuma: 1084 | Test | 29 Şubat 2008 | Yorumlar: (0) | ::.Haberin Devamı
 
 
 

alt

Ateşli Dizel
Kilitli diferansiyele sahip 147 Q2 modeliyle ''ateşli hatchback''lere yol tutuş konusunda ciddi bir alternatif yaratan Alfa, motor seçimini 1.9 litrelik JTD turbo dizelden yana yaparak sportifliğe farklı ve oldukça makul bir açıdan yaklaşıyor.


Performanslı bir otomobil istiyorsunuz, fakat yakıta çok fazla bütçe ayırmak da işinize gelmiyor. Sportif otomobillerin sıradan modeller kadar tutumlu olamadıklarıysa bir gerçek. Yani görünen o ki işiniz biraz zor. Ya az yakıt tüketen küçük hacimli bir hatchback'le kendinizi kandıracaksınız ya da ateşi yüksek, benzinli seçeneklere yönelerek yakıt için kesenin ağzını biraz daha açmak zorunda kalacaksınız. Ancak hemen karamsarlığa kapılmayın! Çünkü Alfa Romeo ürün gamında hem sportiflik hem de düşük tüketim yönündeki beklentilerinizi karşılayabilecek yeni bir seçenek mevcut: 147 1.9 JTD Q2! Bu kompakt Alfa, güçlü turbo dizel motoruyla hem elinden geldiğince performanslı hem de yüzünüzü güldürecek kadar tutumlu olmaya çabalıyor. <!-- more --> 147 Q2'nin en büyük iddiasıysa ne tüketim ne de performans yönünde! Alfa Romeo, otomobilin en önemli kozunu bagaj kapağındaki Q2 logosuyla ortaya koyuyor. Öndeki kilitli diferansiyeli simgeleyen ve otomobilin sadece 1.9 litrelik turbo dizel motor  seçeneğiyle birlikte sunulan bu logo, ateşli hatchback'leri bile kıskandırabilecek bir yol tutuş becerisi anlamına geliyor.

Okuma: 820 | Oto inceleme, Test | 3 Eylül 2007 | Yorumlar: (2) | ::.Haberin Devamı
 
 
 

alt

Sınıfının en güçlüsü

Sınıfının en güçlüsü artık yollarımızda. Renault Sport logosunu taşıyan en ateşli Clio,
200 HP gücündeki atmosferik motoru ve agresif görüntüsüyle, gençlerin kalbini çalmaya niyetli görünüyor.


Motorsporlarının üreticiler açısından taşıdığı önem ortada. Parkur ve pistlerde kazanılan her zaferin, patlatılan her şampanyanın ve basına verilen her bir demecin, marka bilinirliğini arttırdığı ve sportif  imajı güçlendirdiği yadsınamaz bir gerçek. Elde edilen deneyimlerin yeni teknolojiler geliştirme süreci üzerindeki etkisi de cabası. Formula 1 bu konuda tam bir maden. Yüksek bütçe gerektiren bu kıyasıya rekabetin içerisinde yer alan üreticiler, ateşli cadde otomobillerini tasarlarken Formula 1'den hem teknoloji hem de imaj transferi yapıyor. 2005 ve 2006'nın F1 Markalar Şampiyonu Renault da bu üreticilerden biri. <!-- more --> 200 HP gücünde 2.0 litrelik bir atmosferik motorla donatılan yeni Clio RS ise Fransız üreticinin geliştirme aşamasında F1 teknolojisinden faydalandığını dile getirdiği en yeni ateşlisi. 1999 yılında yollara çıkan bir önceki Clio RS, 182 HP gücünde 2.0 litrelik bir motora sahipti. Yeni RS'te görev yapan F4R kodlu yeni üniteyse 200 HP ile B segmentinde bir ilke imza atıyor; Aşırı besleme olmaksızın litre başna 100 HP güç! Her ne kadar Formula 1'de yer alan BMW, Honda ve Ferrari gibi diğer üreticiler atmosferik ünitlerden litre başına daha fazla güçler elde edebiliyor. olsa da, RS motorunun 1 1 lt/100 HP'lik oranı yine de küçük sınıf bir hatchback için çok başarılı.

Okuma: 2563 | Oto inceleme, Test | 29 Ağustos 2007 | Yorumlar: (0) | ::.Haberin Devamı
 
 
 
alt
Honda'nın çevreci modeli Civic Hybrind ve yenilenen Skoda Fabia Euro NCAP'te test edildi. Civic Hybrind'in çevreci olduğu kadar güvenli olup olmadığı Euro NCAP'te ortaya çıkıyor. Honda'nın yay güvenliği konusunun ne kadar çalıştığını çarpışma testlerinde görülüyor. Ayrıca yeni Skoda Fabia'nın güvenlik önlemlerinin ne kadar başarılı olduğu da bu testlerde gözler önüne serildi.
Okuma: 413 | Son Haberler, Test | 18 Ağustos 2007 | Yorumlar: (0) | ::.Haberin Devamı
 
 
 

alt

Arenaya geri döndü.
Opel, 3 yıl aradan sonra SUV arenasına ani bir dönüş yaptı. Ancak artık hiç birşey Frontera'nın bıraktığı gibi değil. Opel'in yeni SUV'u Antara, her geçen gün yeni üyelerin dahil olduğu bu kalabalık arenada heybetli görüntüsü, şehirli karakteri ve amblemiyle başarı arıyor.


SUV'lara olan ilginin artması, neredeyse tüm üreticileri bu segmente yönlendirdi. Yoğun çevreci söylemlere ve tepkilere rağmen bu heybetli otomobillerin sayısında son dönemlerde ciddi bir artış yaşanıyor. Ürün gamında SUV modeli bulunmayan markalar bile artık parmakla gösterilecek kadar azaldı. Hepsi SUV pazarından nasiplenme niyetinde. Asfalt kullanımına yönelik özellikleri ağır basan SUV modelleri başarılı satış rakamlarına ulaşıyor. Bu da üreticilerin iştahını daha da kabartıyor. Bir süredir ürün gamında bir SUV'a yer vermeyen Opel de bu hareketliliğe kayıtsız kalmadı. 1991 yılında yollara saldığı yegane SUV'u Frontera'nın üretimine 2004 yılında son veren Opel, Antara adındaki yepyeni modeliyle, popülaritesi her geçen gün artan segmente hızlı bir dönüş yaptı. Ülkemizde 100.519 YTL'den başlayan fiyatlarla ve Cosmo adındaki tek donanım seviyesiyle sunulan yeni Opel SUV'unun; özellikleri, heybetli görüntüsü, standartları ve etiketiyle sınıfın iddialı Korelilerini hedef aldığı çok açık. <!-- more -->

Okuma: 3706 | Oto inceleme, Test | 15 Ağustos 2007 | Yorumlar: (0) | ::.Haberin Devamı
 
 
 
alt

Fransa'nın ilk gerçek SUV'u, ancak safkan bir Fransız değil. Fransızların SUV'u Japon Mitsubishi platformu üzerinde yükseliyor. Fransız zarafeti ve Japon maharetinin ideal kombinasyonu.

Fransızlar TT'leriyle gurur duyuyor. Her araziye uygun anlamına gelen "Tout Terrain" kelimelerinin kısaltması "TT" SUV'un Fransa'daki adı. Mitsubishi Outlander platformu kullanılarak üretimi yapılan 4007, görünüm olarak daha farklı bir yapıya sahip. Tipik Peugeot yüzü; uzunlamasına yerleştirilmiş farlar ve geniş ızgara az da olsa Porshe Cayenne'i, arka kısmı da Audi Q7'yi hatırlatıyor. Asıl pozitif etki 4007'nin iç mekanına girildiğinde yaşanıyor. Oldukça fazla kullanılan plastik aksama rağmen, iç mekanda alüminyum görünümlü aksamlarla canlı bir atmosfer yaratılmış. <!-- more -->

İç mekan hacmine verilen önem hem önde, hem de arkada yeterli diz mesafesi sağlanarak ortaya konulmuş. 4007'nin bagaj kapağı, tıpkı Volvo XC90'daki gibi iki parçalı, klasik Amerikan tarzında açılıyor. Alt kısım açıldığında yükleme derinliğinde bir artış sağlanması açısından oldukça pratik. Üst kısımda bulunan bagaj kapağıysa normal bir station wagon gibi açılıyor. 4007'in yükleme alanı düz ve büyük. 441 litre olan yükleme kapasitesi, arka koltukların katlanmasıyla 1686 litreye çıkıyor.


Okuma: 752 | Oto inceleme, Test | 10 Ağustos 2007 | Yorumlar: (0) | ::.Haberin Devamı
 
 
Önceki << 1 2 >> Sonraki

 
Arama Yapın?
 

 
Kategoriler
 

 
Son Yorumlar
Gönderen:
Haber: Fiat Linea, Renault Megane, Toyota Corolla karşılaştırm ...
Gönderen:
Haber: Honda?nın hidrojenli aracı Honda FCX Clarity
Gönderen:
Haber: Fiat Linea, Renault Megane, Toyota Corolla karşılaştırm ...
Gönderen:
Haber: Fiat Linea, Renault Megane, Toyota Corolla karşılaştırm ...
Gönderen:
Haber: En Çok Satan Volvo V70 R-Design
Gönderen:
Haber: Fiat Linea, Renault Megane, Toyota Corolla karşılaştırm ...
Gönderen:
Haber: Bürokrasi mücadelesiyle 3 milyon dolar kaybettik
Gönderen:
Haber: Nissan Qashqai Avrupa?da 100,000 sattı
Gönderen:
Haber: Bu fuar başka fuar
support DLE
 

 
Çok Okunanlar
 

 
Takvim
«    Ağustos 2008    »
PtSaÇrPrCuCtPz
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31